“1931 doğumlu Kamile ninemiz…Bir insanın yüzündeki çizgiler bazen bir ömrün kitabıdır ya…İşte onun yüzüne baktığınızda, hem yokluğun hem de dayanmanın nasıl bir sabırla yoğrulduğunu görüyorsunuz.Yalnız yaşıyor…
Ama o yalnızlık öyle sessiz ki, kapısını açtığında sanki zaman da eğilip ‘hoş geldin’ diyor.
Bir odanın içinde, bir asrın sesi dolaşıyor adeta.
Konuşurken birden durup uzaklara bakıyor…
Orada kimse yok gibi görünse de o bakışın içinde annesi var, babası var, kardeşleri var…
Bir ömür boyunca toprağa emanet ettiği herkes var.
Bizim görmediğimiz ama onun kalbinden hiç silinmeyen kocaman bir kalabalık.
Biz dinledikçe anlıyoruz:
İnsan yaşlandıkça yalnız kalmıyor aslında…
Sadece hatıraların yükü ağırlaşıyor.
Kamile ninemizin duası üzerimize olsun.
Rabbim ona sağlıklı, huzurlu, ışık dolu bir ömür versin.
Böyle insanlar bize hayatı öğretiyor;
sabretmeyi, şükretmeyi, değer bilmeyi…
Ve en çok da büyüklerimizi unutmamayı.
Bugün yanından ayrılırken içimden tek bir cümle geçti:
‘Keşke herkes, bir günlüğüne bile olsa böyle bir ninenin dizinin dibinde oturmayı nasip bulsa…
İnanın dünya daha merhametli bir yer olurdu.’